Miras Hukuku

miras hukuku

MİRAS HUKUKU NEDİR?

Miras Hukuku, Türk Medeni Kanunu’muzun 495 ila 682. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yine Anayasa’mızın “mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35. Maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.  Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. “ denilerek miras hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.

Miras hukuku esas olarak mirasbırakanın ölümle sona ermeyen hak ve borçlarının akıbetiyle ilgilenmekte ve bu hak ve borçlara kimin halef olacağını belirlemektedir. Mirasbırakana halef olacak kişi mirasbırakanın yasal mirasçısı olabileceği gibi atanmış mirasçısı da olabilir. Kanunumuz evlilik içi doğan hısımlarla evlilik dışı doğan hısımlar arasında herhangi bir ayrımcılık yapmamış olup evlilik içi doğmuş olmak veya olmamak miras payı açısından bir fark yaratmayacaktır. Yine mirasbırakanın evlatlığı ve onun altsoyu tıpkı mirasbırakanın altsoyu gibi mirasbırakana mirasçı olacaktır.

Yasal mirasçılar Türk Medeni Kanunumuzun 495-501. Maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;

TMK 495 uyarınca 1. Zümrede mirasbırakanın altsoyu bulunmaktadır. Altsoy mirasbırakanın çocukları, torunları, torunlarının çocukları olabilecektir. Herhangi bir sınırlama yoktur. Mirasbırakanın altsoyunda mirasçısının bulunması 2. Zümrenin mirasçılığını engelleyecektir.

TMK 496 uyarınca 2. Zümrede mirasbırakanın ana ve babası bulunmaktadır. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Herhangi bir sınırlama yoktur.

TMK 497 uyarınca 3. Zümrede mirasbırakanın büyükana ve büyükbabası bulunmaktadır. 1. Ve 2. Zümrede hiçbir mirasçısı olmayan mirasbırakanın mirası büyükana ve büyükbabasına geçecektir. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır. Herhangi bir sınırlama yoktur.

Mirasbırakanın sağ kalan eşi zümre mirasçısı olarak düzenlenmemiş olup sağ kalan eşin miras payı hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişiklik göstermektedir. Bu husus Medeni Kanunumuzun “sağ kalan eş” kenar başlıklı 499. Maddesinde “Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.” Denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiştir.

Son olarak “Sahipsiz tereke olmaz,” ilkesi gereğince TMK’nın 501. Maddesinde son yasal mirasçı Devlet olarak düzenlenmiştir. Buna göre yasal veya atanmış hiçbir mirasçısı bulunmayan mirasbırakanın mirası, son yasla mirasçı olması sebebiyle Devlete kalacaktır.

Miras hukuku ayrıca mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflar aracılığıyla malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmasını ve kanunun çizdiği sınırlar içerisinde mirasını dilediğince paylaştırmasını sağlar. Ölüme bağlı tasarruf miras sözleşmesi şeklinde olabileceği gibi vasiyetname şeklinde de olabilir. Vasiyetname düzenlemek mirasbırakanın tek başına yapabileceği yani tek taraflı bir işlemken miras sözleşmesi akdedilebilmesi için iki tarafın varlığı gereklidir.

Vasiyetnameler resmi, el yazılı ve sözlü olmak üzere üç şekilde düzenlenebilir.

Miras sözleşmeleri olumlu ve olumsuz (mirastan feragat sözleşmesi) olarak iki türde akdedilebilir.

Eskişehir Miras Avukatı olarak ekibimizce başlıca şu hizmetler verilmektedir:

Bu alanda bulunan uyuşmazlıklarda Miras Hukuku alanında uzman avukatlardan destek almak son derece önem arz etmektedir. Aksi takdirde taraflar önemli hak kayıplarına uğrayabilir. Eskişehir’de bulunan alanında uzman miras avukatı ekibimizle İletişim sayfamız üzerinden bilgi almak ve yasal haklarınızı öğrenmek adına iletişime geçebilirsiniz.