Hizmet Tespit Davası

hizmet tespit davasi
Good service cooperation, Consultation of Businesswoman and Male lawyer or judge counselor having team meeting with client, Law and Legal services concept.

EYT ile birlikte sıkça gündeme gelen hizmet tespit davası hakkında akla birçok soru gelmektedir. Bu makalemizle hizmet tespit davası nedir, zamanaşımı, hak düşürücü süre, arabuluculuk ve hizmet tespit davası kazanılırsa ne olur gibi hususlara açıklık getirmeyi amaçlıyoruz.

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca, çalışanlar için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin işveren tarafından hiç verilmemesi veya kazançlarının veya prim günlerinin eksik gösterilmesi halinde işçilerin, işverene karşı ikame edebileceği bir dava türüdür.

Hizmet Tespit Davasının Tarafları

Hizmet tespit davası, yukarıda ifade ettiğimiz üzere işçinin hizmet ve primlerini eksik bildiren veya hiç bildirmeyen işverene karşı ikame edilecektir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 4. Maddesinin 2. Fıkrası hükmü uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu açılacak davada taraf olarak gösterilmemekte; dava mahkeme tarafından re’sen SGK’ya ihbar edilmektedir. Böylelikle Kurum ihbar üzerine davaya fer’i müdahil olarak katılmaktadır.

Eş deyişle, hizmet tespit davasında hizmet ve primleri eksik bildirilen veya hiç bildirilmeyen işçi davacı, hizmet ve primlerini eksik bildiren veya hiç bildirmeyen işveren davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu ise mahkemenin re’sen ihbarı üzerine fer’i müdahil konumundadır.

Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı

Hizmet tespit davasında hak düşürücü süre mevcut olup bu süre 5510 sayılı Kanunun 86. Maddesinin 8. Fıkrası hükmü uyarınca kural olarak hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıldır. Bir başka deyişle, hizmet tespit davası işçinin sigortasız olarak çalıştığı son tarihinin yılsonundan itibaren 5 yıl içerisinde işçi –işçinin vefat etmesi halinde mirasçıları- tarafından ikame edilebilecektir.

İşbu 5 yıllık süre zamanaşımı süresi değil; hak düşürücü süre olduğundan kaçırılması halinde karşı yan tarafından ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen gözetilecektir.

Hak Düşürücü Sürenin İstisnaları

Söz konusu 5 yıllık hak düşürücü süre hususunda Yargıtay’ın yerleşik hale gelmiş içtihatları uyarınca birtakım istisnalar bulunmaktadır. İçtihatlar doğrultusunda:

  1. Müfettiş durum tespit tutanağı ya da tahkikat raporlarıyla çalışma tespit edilmişse,
  2. Asgari işçilik incelemesi neticesinde işverenden sigortalının primleri Kurumca icra yoluyla tahsil edilmişse,
  3. İşveren imzalı ücret tediye bordrosunda sigortalıdan sigorta primi kestiğini açıkça gösterdiği halde sigorta primini Kuruma yatırmamışsa,
  4. Sigortalı durumunda iken memurluğa geçmiş olursa,
  5. İşe giriş bildirgesi Kuruma süresinde verilmiş; fakat bordrosu ve primi SGK’ya intikal ettirilmemişse,
  6. İşçilik hakları tazminatlarına ilişkin aynı döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan yargı kararları varsa hak düşürücü süre işlemeyecektir.

Görev ve Yetki

Hizmet tespit davalarında 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Arabuluculuk

Her ne kadar iş hukuku kaynaklı birçok uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı olarak düzenlemişse de hizmet tespit davaları zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Eş deyişle, arabuluculuk hizmet tespit davaları açısından dava şartı değildir.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir